Bundan sonra yazmak istediğim
şeyleri ayırt etmeden buraya düşeceğim. Kitap notlarım, düşünce ve hayallerim
burada hep beraber dursun istiyorum.
Bir insanı dinlemeye başlayın ve
anlattıklarını sizin gerçekten dinlediğinizi hissettiğinde yüzünde oluşan masum
ifadeyi görün. Böyle zamanlarda öyle bir iyimserliğe kapılıyorum ki; dünyanın
en kötü insanı bile dinlense içinden bir melek çıkacak. Dil, kalp ve beyin
arasındaki en müthiş uyum bir şeyini dinlerken ortaya çıkıyor sanırım.
**
Eski anıları anlatmakla eski
medeniyetleri çıkarmak ne kadar birbirine benziyor. Hep bir yeniden kurma,
tarihi yeni baştan yazma uğraşı. Bizim memleketin talihsizliği sadece
arkeolojik açıdan bu kadar verimli bir coğrafya olmasında değil; aynı zamanda
kişisel arkeolojik maceramız da çok dramatik.
